top of page

Çocuklar için Sınırlar: Bir Yastık Gibi Yumuşak ve Sağlam

  • Yazarın fotoğrafı: Begum Efeoglu
    Begum Efeoglu
  • 14 Eki
  • 1 dakikada okunur

Bir bebeği, etrafı açık olan yatağın üzerine öylece bıraktığınızda, acaba ne olur? Bebek, yatağın sonunu bulana kadar yuvarlanır. Yatağın sınırını bedeniyle arar. Biz de bebeğin düşmesini istemediğimiz için yatağa bırakırken etrafına yastıklar koyarız. Yani yatağın sınırlarını kendisi aramasın ve ararken düşmesin diye sınırı daha erken bir aşamada oluştururuz. Koyduğumuz belki büyük belki de ağır bir yastık olur. Üzerinden atlayamayacağı kadar sağlam, onu rahat hissettirecek kadar yumuşak. 

 

Bebeğin bu dışarıdaki sınır arayışı, çok somut bir örnektir. Bizler aslında bu arayışı ömrümüzün sonuna kadar devam ettiririz. Arayışın kaynağı ise ihtiyaçtan gelir. Sınırların varlığına ve onları bilmeye ihtiyaç duyarız.

 

Çocuklar için sınırsız bir dış dünya çoğu zaman korkutucudur. Küçük bedenleri ile yetişkin dünyasında var olmaya çalışırken kendilerini güçsüz ve çaresiz hissedebilirler. Dışarısı pek çok bilinmezlik barındırır. Onları dışarıdaki tehlikelerden koruyacak bir şeylerin olduğunu bilmeye ihtiyaç duyarlar. Bu noktada anne-babanın, öğretmenin ve diğer bakım verenlerin “bir yastık gibi sağlam ve yumuşak” sınırları devreye girer.

 

Sınırların sağlamlığı, sınır koyanın kararlılığından gelir. İstikrar ve tutarlılık önemlidir.

Sınırların yumuşaklığı ise, çocuğa sınırlar/kurallar anlatılırken sergilenen tutumdan gelir. Bunun, onu korumak için konduğu fikri şefkatli bir şekilde çocuğa verilebilir. Çocuk, yuvarlanarak yastığı aşamayacağı gerçeğiyle yüzleşir. Belki başta öfkelenir, ama sonra kabul eder ve sakinleşir. Çünkü yastık sıcak ve yumuşaktır.

 

Çocuklar için bazen iç dünyaları da korkutucudur. İçlerinde olan bitenlere anlam veremeyebilir, hislerini anlayamayabilirler. Bir yetişkin gibi size ne hissettiklerini açıkça ifade edemeyebilirler. Bu noktada anne-babanın duygularını anlamlandırmadaki rehberliği devreye girer. Onun hislerini tanımlayarak aslında onun iç dünyasında da bir sınır çizerler. Böylelikle çocuk, iç dünyasının ilk başta korktuğu gibi sonsuz karanlık bir yer olmadığını düşünür.


12 Kasım 2023

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Çocukluk Çağı Travmasının Ruhsal Etkileri

Çocukluk çağındaki deneyimlerimiz ileri yaşlarımızdakine göre benliğimizde daha büyük bir etkiye sahiptir. Çocukluk dönemindeki deneyimler, her zaman bir anı olarak tüm görselliği ya da yarattığı duyu

 
 
 

Yorumlar


© 2023, Begüm Efeoğlu - Tüm hakları saklıdır.

bottom of page