top of page

Çocukluk Çağı Travmasının Ruhsal Etkileri

  • Yazarın fotoğrafı: Begum Efeoglu
    Begum Efeoglu
  • 14 Eki
  • 3 dakikada okunur

Çocukluk çağındaki deneyimlerimiz ileri yaşlarımızdakine göre benliğimizde daha büyük bir etkiye sahiptir. Çocukluk dönemindeki deneyimler, her zaman bir anı olarak tüm görselliği ya da yarattığı duyusal etkilerle hatırlanamasa bile karakterimiz, dünya görüşümüz ve ilişkilerimiz üzerinde bir etkiye sahiptir. Peki nedir çocukluk deneyimlerini bu kadar etkili kılan?

Çocukken kendimize ve dış dünyaya dair inançlarımız, düşüncelerimiz henüz tam olarak şekillenmemiştir. Her bir yeni deneyim bu tanıma sürecinde önemli bilgiler olarak kaydedilir. Çocukluk döneminde, beyin gelişiminin devam ettiği de düşünüldüğünde aslında her yeni deneyim beyine yeni nöron ağları oluşturan bir veri olarak giriş yapar. Gözlemleyen, soran, dinleyen ve deneyimleyen çocuk tüm bunların birleşimiyle kendisini ve çevresindekileri anlamlandırabilmek için içsel bir yapı oluşturmaktadır. 

Çocukluk çağında olumlu pek çok deneyim gibi olumsuz deneyimler de yaşanabilmektedir. 18 yaşından önce deneyimlenen bazı durumlar çocukluk çağı travmaları (ÇÇT) olarak adlandırılmaktadır. Bu durumlar çocukluk döneminde ihmale, fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kalma, şiddete tanıklık etme; ebeveynin kaybı, ebeveynden ayrı kalma, ebeveynlerin boşanması gibi ailevi olaylar ya da göç, kazalar, doğal afetler gibi dış dünyada meydana gelen olaylar olarak gösterilebilir. Örnek verilen bu travmaların ortak noktası çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesine sebep olması ve çocuğa gelişimsel bir engellenme yaşatmış olmasıdır.

Travmatik olayların kişi tarafından atlatılması, yaşantının güçlüğü, bulunulan koşullar, destek mekanizmaları ve kişilik özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Çocuklukta yaşanan travmatik olayların kişi üzerinde bıraktığı kısa ve uzun vadeli etkiler pek çok araştıma tarafından ortaya konmaktadır. Bu etkileri “ruhsal etkiler “ve “bedensel etkiler” olarak iki başlık altında incelemek mümkün. Bu yazıda daha çok ruhsal etkilerinden bahsediyor olacağım.

Çocukluk çağı travmaları, çocuk bilincinin anlamandırmakta zorlandığı ve destek alınmazsa sonrasında ciddi ruhsal sorunlara sebep olabilen olaylardır. Travmatik olay sonlandıktan sonra çocuk öncelikle kısa vadede bazı psikolojik semptomlar gösterir. En büyük zorluğu duyguları fark etme, tanımlama, ifade etme ve düzenleme alanlarında yaşar. Depresif ruh hali, kaygı, yoğun üzüntü, utanç, suçluluk, özsaygıda düşüş, yeni sosyal ilişkiler kurmada güçlük, önceden kazanılmış becerilerin yitimi, dikkat eksikliği bu etkilerden bazılarıdır. Çocuk, daha küçük yaş davranışlarında bulunabilir (bebeksi konuşma, bakımverene yapışma, parmak emme vb.). Daha büyük yaştaki çocuklar alkol ve madde kullanımı, sağlıksız cinsel aktiviteler veya riskli davranışlarda bulunabilirler. 

Çocukluk çağı travmalarının kişilerdeki uzun vadeli ruhsal etkilerini inceleyecek olursak karşımıza pek çok psikiyatrik rahatsızlığa yakalanmada bir eğilim olduğu sonucu çıkıyor. Travmatik olaya birden çok defa maruz kalan çocuklar yetişkinlikte psikiyatrik rahatsızlıklara yakalanmak konusunda, bir defa maruz kalanlara göre daha yüksek bir orana sahip oluyorlar. Ayrıca araştırmalara göre bazı travma türleri ile ruhsal sorunlar arasında bağlantılar bulunuyor. Örneğin, cinsel ve fiziksel istismara maruz kalma ile sınırdurum kişilik bozukluğu arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Diğer yandan travma sonrasında yaşanan benlik saygısında düşüş ve umutsuzluğun depresyona sebep olduğu düşünülüyor. Çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikte ilişkili bulunduğu diğer sorunlar ise travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, psikotik bozukluklar olarak sıralanabilir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, çocukluk çağı travmalarına yönelik önleyici çalışmaların ve travma sonrasındaki destek mekanizmalarının devreye girmesinin, çocukların yetişkinlik hayatlarında bahsedilen ruhsal problemleri yaşamamaları konusunda ne kadar önemli olduğu görülüyor.

 

 

Kaynakça:

 

 

Çelik, F. G. H., & Hocaoğlu, Ç. (2018). Çocukluk çağı travmaları: bir gözden geçirme. Sakarya Tıp Dergisi8(4), 695-711.

 

Li, X., Wang, Z., Hou, Y., Wang, Y., Liu, J., & Wang, C. (2014). Effects of childhood trauma on personality in a sample of Chinese adolescents. Child abuse & neglect38(4), 788-796.

 

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


© 2023, Begüm Efeoğlu - Tüm hakları saklıdır.

bottom of page